Dört Mevsim 2017

Kümemizin dördüncü hafta sonu kampı 13 – 15 Ekim 2017 tarihleri arasında, destekçi okulumuzun bahçesinde yapıldı. Birliğimizin yıllık planında aynı tarihlerde tüm ünitelerde eş zamanlı olarak “İzci Marş ve Alkışları” eğitimi verilmesi öngörülmüştü. Biz de hem dördüncü kampımız olması, hem de Vivaldi’nin Dört Mevsim Keman Konçertosu’nu anımsattığı için kampımızın adını “DÖRT MEVSİM” koyduk.

Kamp 13 Ekim cuma günü saat 17:30’da çadırların kurulmasıyla başladı. Yemeğin ardından biraz ateş başında, patlamış mısırlı sohbetlerden sonra çadırlarına çekilip uykuya  dalan küçük izciler, Cumartesi sabahı saat 07:30’de kalk borusuyla uyanıp 15 dakika içinde hazırlanıp, sabah teftişine çıktılar. Bütün çadırlar gayet düzenli ve tertipliydi. Kahvaltıda İzmir’in yöresel lezzeti boyoz ve yanında peynir, yumurta,domates ve süt vardı. Bayrak töreninin ardından hemen “İzci Sopası” eğitimi başladı. Eğitim açık havada üç seansta gerçekleşti. Birincisinde izciler sopalarını teslim aldılar, su zımparası ile kendileri cilaladılar, İzci gönüllüsü Kaptan Hoca Serim Paker’in gösterdiği gibi sopanın bir ucuna 1.5m boyundaki ipi sardılar, üstlerine sabit kalemle adlarını yazdılar. İkinci seansta Coşkun Lider izci sopası ile duruşları ve yürüyüşleri anlattı, hep beraber yaparak öğrendik. Son seansta ise izci sopasının hangi amaçlarla kullanılabileceği konusunda grup çalışması yaptık. Bu çalışmada, iki sopayla bir sedye yapıp, Nisan kardeşimizi taşıdık, birkaç sopayı birleştirerek ve battaniyeler kullanarak çeşitli barınaklar yaptık, dereden karşıya sırıkla atlama talimleri yaptık, çok eğlendik.

Saat 12:00 olduğunda kamp planındaki gibi izci sopalarımızı ve küçük sırt çantalarımızı alıp doğa yürüyüşüne çıktık. Bu yürüyüşteki parkur, Kırlangıç 2017 kampındaki rota ile hemen hemen aynıydı. Palamutluk mevkiinde çoban köpekleri biraz korkuttuysa da sorunsuz bir yürüyüş sonunda bir saat sonra deniz kıyısına indik. İzci Gönüllüsü Burcu Dağıstanlıoğlu’nun restoranı Haburcu Mantı’da bizim için hazırlanan yemekleri yedikten sonra mendireğe gisip balık tutma etkinliği için oltalarımızı denize attık.

Balık tutma etkinliğimizin amacı İstanbul Beylikdüzü’nde OBA İzcilik ve Rekreasyon Derneği’nin (OBAİZDER) Lüfer Günü etkinliklerine gönül desteği vermekti. Böylece bu etkinlikte biz de fotoğraflarımızla yer alıp, eğer balık tutabilirsek, birliğimizin “Balıkçı” aşama armasına sahip olmak istedik. Önce civarda meşhur olan “Yemci Dede”ye gittik. Dükkanındaki bazı şeyleri bize anlatıp, çeşitli canlı yemleri gösterdi. Minik yengeç yavrularını elimize almak çok eğlenceliydi. Yemci Dede’den altı tane olta ve 5 liralık sülünez aldık. Serim Kaptan mendirekte bize yemlik sülünez kesmeyi, oltaya takmayı, denize atıp sabırla beklemeyi, balığın yakalandığına emin olunca oltayı sakince karaya çekmeyi öğretti. Daha önce de bir hafta sonu balık tutmaya gitmiştik, ama bu sefer daha şanslıydık. Tam yedi tane balık tuttuk: iki karagöz, dört istavrit ve bir de sümüklü dip balığı. Serim kaptan bu balıklarla ilgili bize bilgi verdi.

Kamp dönüşü yarım saat dinlenmenin ardından İzci Marş ve Alkışları konulu çalışmamıza başladık. Önce bildiğimiz şarkıları tekrar ettik, iki yeni şarkı öğrendik. Aramızda yeni izci adayları olduğu için şarkıları tekrar etmemiz çok faydalı oldu. Liderimizin yaptırdığı alkışlarla beraber iki saat su gibi geçti ve yemek vakti geldi. Ateş gecemiz için misafirler de yavaş yavaş gelmeye başladılar. İzciler köşelerine çekilip sunumlarını hazırlarken liderlerimiz de ateş yerini hazırlıyordu. Nihayet liderimizin çağrısıyla saklandığımız yerlerden çıkıp ateş başına geçtik. Ateş duamızdan sonra Ateş Valsi’ni söyledik ve Elvan Kardeşimizin sunuculuğunda gece başladı. Can bize Desparcito’yu söyledi, Mert gitar, Elvan ise arp çaldılar. Liderimizin oynattığı oyun ve izci gönüllülerinin katkılarıyla ateş gecesi gösterileri herkes tarafından çok beğenildi. Veda Valsi ile gecemize son verip, beş dakika kesin sessizliğin ardından ateş başı sohbetlerine devam ettik. Gecenin süprizi patlamış mısır, marşmelov ve soğuk çay servisiydi. Konuklar saat 21:45 gibi gittiler ve biz de saat 22:00’de çadırlara girdik. Kısacık bir güne sığdırdıklarımızı düşünürken çarçabuk uykuya daldık. Kampımız huzur doluydu.

Pazar sabahı yine 07:00’de kalktık. Kahvaltıdan sonra saat 10:00’a kadar çeşitli konularda eksiklerimizi tamamlamak amacıyla liderimizle calışmalar yaptık. Oryantrik kartlarıyla liderimizin önceden hazırladığı bir mini Hazine Avı oyununa katıldık. Saat 10’dan sonra çadırlarımızı toplamaya ve kamp yerini temizlemeye başladık. Saat 12:00’de kampta kimse kalmamıştı.

Etkinliğin Duyurusu